Milamber

Archive for the ‘Öykü’ Category

Pencere

Posted by: milamber on: Mart 16, 2009

Yeni evli, genç bir çift, bir sabah kahvaltı yaparken karşı komşuları da çamaşırlarını asıyordu. Kadın kocasına: ” Bak! çamaşırları yeterince temiz degil ve kirli kirli asıyor. Biri bu kadına nasıl çamaşır yıkanır öğretmeli!’ dedi. Kocası karısının gösterdiği yere baktı ve hiçbir şey söylemeden kahvaltısına devam etti.
Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah, aynı yorumu yapmaya [...]

Etiketler: ,

Kendine Bak!

Posted by: milamber on: Ocak 25, 2009

Yabancısıydı bulunduğu şehrin: her sene bilmem kaç yüz bin kişinin hicret ettiği, dolup boşalan bu yerin. Hani bazı şehirler vardır: “hodri meydan” der, hodgamdır, kendini beğenmiştir, nazlıdır; muhacirlerini bir nevi teste tabi tutar, sabırlı ve gerçekten samimi kişilere kucak açar, en mahrem sırlarını paylaşır, sever onları…
Bu hikayedeki zat-ı muhterem; yeni bir umut, yeni bir renk, [...]

Savaşmadan Savaşma Sanatı

Posted by: milamber on: Aralık 12, 2008

Japonya’da, bütün yaşamını Ueshiba’nın efsane sanatını çalışmaya ayırmış bir Aikido ustası vardı. Bütün varlığını bu güzel sanata adadığı halde, bilgisini gerçek bir saldırganın üzerinde test edecek bir durumla karşılaşmamıştı. Etik sebeplerden ötürü, birisine sebepsiz saldırmak niyetinde de değildi. Bu sebeple, doğal yoldan Aikido’nun dojo dışında da çok etkili olduğunu göstermek adına bir şans bekliyordu.
Antremanlarına devam [...]

Go Nedir, Nasıl başladım?

Posted by: milamber on: Ekim 31, 2008

Bana sorarsanız GO, Trevanian‘ın Şibumi adlı kitabıdır.
Yanlış duymadınız, ben ancak bu şekilde bir tanım verebilirim sizlere. O, bizler için sevdiğimiz bir kitabın bölüm başlıkları(fuseki, furikawari)… Ancak tiryakilerinin anlayabileceği dilden gizemli kelimeler içeren, bildiğimiz kelimeler dışında bir ifade şekli(yosi miru)… O, içsel mücadelemizin, içimizde kopan fırtınaların dışta mücessem halidir(sabaki)…

Etiketler: , , ,

El Öpenlerin Çok Olsun!

Posted by: milamber on: Ekim 3, 2008

Tüm dikkatini apartmandaki seslere verdi. Diğer dairelerden kapı otomatiğine basılması, apartman giriş kapısının açılıp kapanması heyecanmasına sebep oluyor, bir an önce çocukların gelmesi için sabırsızlanıyordu. Fakat, her seferinde gelenlerin ağır ağır, derin nefes alıp verişlerle yukarı çıkması ümidini kırıyor; hızlı hızlı, yüksek sesle birbirleri ile konuşan, tüm gürültücü halleriyle teker teker [...]