Posted by: milamber on: Şubat 14, 2010
Arkadaşımın tavsiyesi üzerine Robinson Crusoe‘u ziyaret ettim. Küçük bir mekan; ama mekanda kullanılmış renk tonları, görevlilerin sakinliği ve kitaplarla içiçe, sıcak bir ortam olması mekanı insanın gözünde büyültüyor.
Uzun zamandır satın almayı planladığım kitabı aldım. Kitabı bir kese kağıdına koyup elime tutuşturdular. Yanlış duymadınız, kese kağıdı… O kadar çok hoşuma gitti ki anlatamam. Sanki sıcak bir poğaça almışçasına ve hissettiğim tüm açlığımda İstiklal Caddesi’ni arşınlayıp evime vardım.
Hayatımda birşey değişmedi. Poşete de koysalardı aynı şekilde kitap evime ulaşacaktı. Ama bir farkla, öyle olsaydı mutluluk dalgası o anki gibi içimi gıdıklamayacaktı. Bu bir üslup örneğidir; benim gözümde Robinson Cruose kitabevi kendini diğer kitapçılardan ayıran farklılıklar göstermektedir.