Milamber

Archive for Mart 2009

Kulağa Küpe

Posted by: milamber on: Mart 31, 2009

Ne oldum deme, ne olacağım de! Bugünkü zaferini düşünerek şımarma, yarınki geleceğini hesap ederek mütevazı ol! Her çıkışın bir inişi olur, onu da hiç unutma!

Gümülcineli Mustafa Efendi

Etiketler:

Seçim Propagandası

Posted by: milamber on: Mart 25, 2009

Belki de “Bizim millet başka dilden anlamaz” diye düşünüldüğünden ötürü olsa gerek; yoksa günler öncesinde başlayan gürültü ve görüntü kirliliği başka nasıl açıklanır bilemiyorum.
Evden dışarı adımınızı atmanızla başlayan ve neredeyse gözünüze girecek olan “seçim afişleri”; son ses hoparlörlerle dolaşan, sebep olduğu aşırı sesten ötürü rahatsızlık veren araçlar, koca devlet adamlarının birbirleri hakkında söyledikleri hoş olmayan [...]

Etiketler: ,

Sınırlandırılmış Seçme Özgürlüğü

Posted by: milamber on: Mart 24, 2009

“Seçim yapabilmek için seçeneklerin olması gerekiyor. Özgürlük, seçenekler varsa vardır. Seçeneklerin olmadığı yerde özgürlük yoktur.”
Yukarıdaki cümle Melih Arat‘ın bir makalesinden alıntı. Bugünlerde okuduğum kitapta anlatılan benzer bir konuya temas ettiğinden ötürü hayli dikkatimi çekti.
Seçenekler olduğu halde, gerçek manada “özgür” olduğumuzu düşünebilir miyiz? “Seçemiyorsak özgür değiliz”, aynı şekilde “Seçiyorsak özgürüz” kıstası bence yeterli değildir. Örneğin; bir [...]

Küçük Defterimden Notlar – 1

Posted by: milamber on: Mart 17, 2009

“Gerçek bir okuma, hayattan uzaklaştırmayan, hayatın çekilmezlerini çekilir, anlaşılmazlarını anlaşılır kılma, hayat karşısındaki duruşumuza, bakışımıza
kişilikli bir tarz kazandırma etkinliğidir.”
“Kontrollü bir iç tazyik için dengeli beslenmenin önemi tartışılmaz. Yürek ve kafa dolmadan, taşma olmaz çünkü…”
“Yazdıklarımız okura bir şeyler diyebilmeli, onu bir limana götürebilmeli.”
“Tasvir merakı olmayan birinin kalemle olan macerası renkli ve kalıcı olmaz.”
“- Hiç kimse başkaları [...]

Pencere

Posted by: milamber on: Mart 16, 2009

Yeni evli, genç bir çift, bir sabah kahvaltı yaparken karşı komşuları da çamaşırlarını asıyordu. Kadın kocasına: ” Bak! çamaşırları yeterince temiz degil ve kirli kirli asıyor. Biri bu kadına nasıl çamaşır yıkanır öğretmeli!’ dedi. Kocası karısının gösterdiği yere baktı ve hiçbir şey söylemeden kahvaltısına devam etti.
Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah, aynı yorumu yapmaya [...]

Etiketler: ,

İstanbul’un Yedi Tepesi

Posted by: milamber on: Mart 13, 2009

Derler: “İstanbul, yedi tepe” diye. Masumane, “Bu tepeler nereleridir?” diye sorsalar, belki de ancak 1-2 tepe adı aklımıza gelir.
Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı’nın ortaklaşa yayınladığı, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi’nin 1993 basımlı 7. cildine göre, “İstanbul’un yedi tepesi” şöyle sıralanıyor:
1. tepe: Sarayburnu’ndan içeri doğru yükselen Ayasofya’nın, Sultanahmet Camisi’nin ve Topkapı Sarayı’nın bulunduğu yükselti.
2. tepe: Nuruosmaniye [...]

Etiketler: ,

Bir Hattat ve Sanatı

Posted by: milamber on: Mart 2, 2009

Sözcükler bütün içtenliği ile ağzından dökülüyordu. Vücud hareketleri birbirleri ile uyumlu, duruşu asil, kendinden emindi.
Bize hat sanatını mı anlattı? Yoksa yitirdiğimiz değerleri, kaybetmeye yüz tutmuş kimliğimizi mi? Belki de hayatı, kulluğu, İslâmı, tasavvufu kendi sanatı ile resmetti. O konuştu, biz sustuk… Daha fazla anlatmasını, bize başka manaları temsil dürbünüyle göstermesini bekledik ve dinledik.
“Hat sanatı, kalemi [...]