Posted by: milamber on: Şubat 7, 2008
Sevgili Kâri ve Ey Yetim Bıraktığım Rûzname!
Biliyorum kabahatim çok büyük, belki de affetme sınırları çoktan geçilmiş… Bir anda çekip gitmek ve geride dört satırdan müteşekkil, müşevveş kalmış kelimeler…
Geri döndüm! Tilki mi dersin, kürkçü dükkanı mı bilmem; ne dersen de, hakkın var. Sadece yolu göster, şöyle oturup sizlere karışacağım bir yer ver bana. Yazacaklarıma gelince: havadan sudan olur, bazen de hakikate temas olur inşallah; sen de okuyup geçersin; belki de idrâk pınarından fışkıran bir damla parmaklarına ulaşır da yazıverirsin…
Sevgili Ruzname,
Dolsun sayfaların, mütâlâa edilsin satırların
Meclis-i muhabbet, meşher-i müteallim olsun…
Zât-ı alinizin buraya teşrif etmesi, bir iki satırla rûznamem i şerefyar eylemesi şu garibi inanın çok mes’ud etti efenim. Sizin şeref-riz şahıs ve kaleminizle müşerref olduk efenim. Allah razı olsun, sevgi ve duayla kalın efenim…
Şubat 17, 2008 9:49 am
Senin gibi muhterem bir kardeşimizin sabıkan aldığı bir karar ile daha önceki ‘günlük’ namıyla teşbih edilegelen sitesini bizim gibi müdavim kârilerden mahrum eylemesi bizi çok müteessir etmişti zaten. Tekrardan kendi alem-i efkarının hoş rayihasını yazdığın/yazacağın satırlar arasında teneffüs etmekle şeref-yab olacağımızı öğrenmek bizi sevinçlere gark etti. Hayır olsun bu yeni sahifen. Ruzname-i Rasıd’ının râsıdânı bol olsun ki müstefidan-ı ruznamenin sayısı gün be gün artsın.