Milamber

Yeğenimin Selamı

Posted by: milamber on: Eylül 20, 2009

Bayram namazı kılıyoruz. Ben ve 8 yaşındaki yeğenim yan yana, babası ise bir sıra arkamızdaki safta… Namazın âdabına ne kadar uygun tartışılır, yoğun konsantre olmadığımdan olsa gerek; ellerini bağlamış, kafasını bir o yana, bir bu yana çeviren, bazen arkasına dönüp arkadakileri inceleyen yeğenimi farkedebiliyorum.

Tâhiyyat’dayız ve selam vereceğiz : “Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah” derken sağ omzuma doğru, yeğenimle göz göze geldik; duyulacak bir sesle veririm selamımı, buna karşılık yeğenim de bana “Selamun Aleyküm Amca” demez mi! ;)

Etiketler: , ,

Marmara Üniversitesi Tezsiz Yüksek Lisans Başvuru Süreci

Posted by: milamber on: Eylül 16, 2009

Marmara Üniversitesi’nde tezsiz yüksek lisans programlarından biri olan Yönetim Bilişim Sistemleri ve Mühendisliği (MIS) bölümüne başvurdum. Bu yazımda, başvuru sürecini anlatmak ve bu bölümü düşünen adaylara başvuru süreci hakkında rehber olmayı amaçlıyorum.

Yönetim Bilişim Sistemleri ve Mühendisliği bölümü, Endüstri Mühendisliği’ne bağlı, eğitim dili ingilizce olan sayısal bir bölümdür. Amacı; işletme süreçlerinin, bilişim teknolojilerini kullanarak daha verimli ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktır. Şirkete ait her türlü verinin(data) etkin kullanımı ile daha isabetli kararlar alınmasının sağlanması ve karar-vericilere(decision makers) işe yarar enformasyon ve bilginin sunulması gibi görevleri de içermektedir.

Bölüme başvurular için gerekli olanlar(evraklar haricinde) şu şekildedir: Yazının devamını oku »

Mahalle Baskısı

Posted by: milamber on: Ağustos 11, 2009

İstanbul’un hareketli mahallelerinden birindeyiz; saat 22:30, bir grup genç saatin kaç olduğundan habersiz yüksek sesle, kimi zaman bağırarak birbirleriyle konuşmaktalar…

Gençlerden biri henüz içtiği kola şişesini yere atıyor; yer cam kırıkları ile dolu şimdi, yetmezmiş gibi evlerinde sakin sakin oturan mahalle sakinlerinin ürkmesine de sebep oldu. Onca apartman dairesi sakinlerinden sadece yaşlı bir teyze cama çıktı ve gençle arasında şu konuşma geçti:

Teyze : Evladım, bu saatte elindeki şişeyi neden yere atıp kırarsın?
Genç : Sanane!
Teyze : Hiç yakışıyor mu bu tür davranışlar sizlere? (cılız bir sesle ve konuşma burada biter).

Kısa ve öz; “Mahallelinin lakaydlığından ötürü gelinen nokta budur”. Başka durumlar için kullanılan(türban, başörtüsü vs.); aslında bu gibi durumlarda lazım olan “mahalle baskısı” hayli yetersiz. Öncelikle kendime ve sonra sizlere soruyorum : “Nerde o eski ağabeyler, babalar?”. Öyle ağabeylerden ve babalardan bahsediyorum ki, mahallenin namusu, arsız durumların koruyucusu olsun. Kendi davranışları ile gençlere örnek olduğu gibi, onları hizaya sokan, yeri geldiğinde iyi birer danışman olanlar nerede?

Bazen düşünüyorum: apartman dairesi değil, hapishane hücrelerinde yaşıyoruz…

Kanayan bir yerimiz var…

Posted by: milamber on: Temmuz 8, 2009

dogu_turkistan_bayrak

Bu yarayı tedavi etmeyecek miyiz?

Aranan Nitelikler

Posted by: milamber on: Haziran 30, 2009

İş Tanımı
Sürekli gelişim içinde olan ve büyüyen X Firması olarak merkezimizde bizimle çalışacak Bayan Prova Mankeni arıyoruz.

Aranan Nitelikler
*1.75 boy *38 beden *Göğüs 90 *Bel 68-70 *Kalça 94-96

Yukarıdaki iş ilanını yerme niyetinde değilim. İş tanımına göre aranan nitelikler elbette, “üniversite mezunu, office uygulamalarına hakim, 2-5 sene iş tecrübesi olan” şeklinde olması beklenemezdi.

Dikkati çekmek istediğim nokta; işsizlik artar, kalifiye elemanlar da bundan nasibini alırsa “Aranan Nitelikler” bölümü yukarıdaki özellikleri aratır cinsten olacaktır.

Ayda Yürüyen Adam

Posted by: milamber on: Haziran 28, 2009

Açıkcası seni fazla tanıyamadım; belleğimde kalan, “black or white”, “smooth criminal”, “billie jean” adlı ritmi çok hoşuma giden şarkılar ve harika dansıyla, elbette “ay yürüyüşü(moonwalker)” ile sen varsın.

Yine de seni güzel anılarla hatırlıyorum ve hatırlayacağım. Güle güle, Allah yolunu açık etsin!

Beni İşe Al

Posted by: milamber on: Haziran 10, 2009

Gazetede ilanı gördü. Özgeçmişini güncelleyerek başvuruda bulundu ve beklemeye başladı. Bir hafta sonra kendisini iş görüşmesi için çağırdılar. İçine huzur kapladı, gerekenleri yaparak kabul edileceğinden emindi. Uzun bir aradan sonra tek bir kıl bırakmadan güzelce traşını oldu, takım elbisesini giydi, saçlarını taradı.
Yarım saatlik tekdüze bir görüşmenin ardından kendisini arayacaklarını söylediler. İşe “KABUL EDİLMEDİ”.

Internet sitesinden ilgili iş ilanını gördü. Özgeçmişine birkaç özellik daha ekleyerek ilana başvurdu. Bir hafta sonra görüşme için çağırdılar. Güzelce traşını oldu, ciddi bir elbise giydi, saçlarını taradı. Bu sefer kabul edileceğini emindi; zira özgeçmişine birkaç sağlam referans da eklemişti. Görüşmeye girdi; referanslarını vurgulayarak kendince güzel bir anlatım gerçekleştirdi. İşe “KABUL EDİLMEDİ”.

Tecrübemiz var, iyi bir eğitim almışız, “iş görüşmesine nasıl gidilir” biliyoruz, kendimizi elimizden geldiğince ifade etmeye çalışıyoruz; ama neticede olumsuz cevap alıyoruz.

Bir de aşağıdaki örneği inceleyelim: Yazının devamını oku »

Sorumluluk Bilinci

Posted by: milamber on: Haziran 8, 2009

Çocuklara sorumluluk bilinci nasıl aşılanır? Her daim her şeyi bilen; fakat tek sorun “zamansızlıktan” icra edemeyen biz büyüklere bu sorumluluk nasıl hatırlatabilir ve çocuklarla bir araya gelmeleri sağlanarak neler yapmaları sağlanabilir?

Uygulamalar

  • Ev içerisinde herkesin bir mıntıkası olsun; bu bölgelerin temizliği şahsa ait olur.
  • Sofra her bireyin katkısıyla hazırlanır; ailece yemeğe oturulur ve kalkılır.
  • Ailede her ferdin bir bitkisi olsun; bakımı şahsa ait olsun.
  • Evcil bir hayvan aile bireyleri arasına katılır. Bakımı sırayla aile bireylerine ait olur.
  • Kitap okuma saati belirlenir. Aile fertleri bu saatte sadece kitap okur. İlginç bir bölümü okuma saati sonunda birbirlerine anlatabilir.
  • Her hafta farklı bir aktivite yapılır. Müze ziyareti, sergi, konser, sinema, tiyatro…
  • Aile bireyleri ortak gerçekleştirebilecekleri müzik faaliyetleri içerisinde bulunabilir. Her ferdin katkısıyla “aile tipi müzik grubu” kurulup müzik icra edilebilir; apartmanda konser verilebilir mesela. Hatta sanattaki hünere göre mahalle ve yan mahallelere sıçrama bile yapılabilir.
  • Yazının devamını oku »

Bizim depocu

Posted by: milamber on: Haziran 3, 2009

sokoban

Geçen yazımda Bloxorz adlı puzzle oyununu tanıtmıştım. Bu tarz, ilerisini göz önünde bulundurarak oynanan oyunlar hep hoşuma gitmiştir. Eğer sizler de benim gibi bu tür oyunlara düşkünseniz, nette oynayabileceğiniz başka bir oyunu tanıtayım : Sokoban

Sevgili turkuaz rengindeki kutumuz, bizim “depocumuzu*” temsil ediyor. Diğerleri de hedef bölgelere yerleştirilmesi gereken kutular. Yeni başlayanlara, “David W. Skinner” tarafından tasarlanmış “Microban” adlı bölüm setini tavsiye ederim.

* Sokoban, Japonca’da depocu adam anlamına gelmektedir.

Etiketler: , ,

Yuvarlanan Küp

Posted by: milamber on: Mayıs 31, 2009

Beni kısa sürede etkisi altına alan bir puzzle oyunu ile tanıştım : Bloxorz

bloxorz

Bloxorz, Flash ile kodlanmış bir zeka oyunu. Dikdörtgen prizması şeklindeki nesnemizi, klavyenin yön tuşları ile yuvarlayarak hedeflenen boşluğa düşürmeye çalışıyoruz. Her ne kadar basit gibi gözükse de; yanlarda ve ortadaki boşluklar, istemdışı parmak hareketlerimiz prizmamızın uçurumdan düşmesine sebep olabiliyor.

Oyun, toplam 33 bölümden(Stage) oluşuyor. Her bölümün kendine özel bir “bölüm kodu” var. Bu sayede, verilen kodları kullanarak ilgili bölüme sonradan erişmek mümkün olabiliyor.